4 Mart 2015 Çarşamba

Merve ile Kahve Tadında



~Öncelikle belirtmek istiyorum. Bugün Fıstık Yeşili yani Merve'nin doğum günü. Kendisinin doğum gününü buradan kutluyor yeni yaşının en güzellerini getirmesini diliyorum. Nice senelere, bizimle! :) ~




*Yeşil Minderim'e hoş geldin. Sefalar getirdin..

Şimdi sana eğitim, ülke, dizi, film gibi konular altında birkaç soru soracağım. Sohbet bazında olduğu için arada doğaçlama sorular da sorabilirim. Bu yüzden lütfen cevaplarında açık ve rahat ol.

Ama öncelikle bize kendinden bahseder misin?



**Merve: Öncelikle hoşbuldum.Kendimden bahsetme konusuna gelirsek...

Merve Ben.Fakat sosyal medyada genellikle Fıstık Yeşili diyerek hitap ederler.22 yaşındayım ve Mimari Restorasyon bölümünden mezun oldum.Şu günlerde de Mimarlık bölümüne girebilmek için çalışıyorum.



*Şu an bir mimar adayı ile sohbet ediyorum demek.. çok güzel.. o zaman görsel alanda senin fikirlerine başvurabiliriz. Özellikle yeşil saçlı idoller konusunda..

Ki çoğu takipçi senin "yeşil saçlı" idoller ile az çok tanıyor.. 

Peki bana biraz bu yeşil aşkın kaynağını anlatır mısın? Bir yeşil sever olarak çok merak ediyorum. 



**Merve: Ah, yeşil aşkım...Neredeyse unutacak kadar uzun zaman önce aşık oldum Fıstık Yeşili'ne...Bir çok kez bu soru ile karşı karşıya kalmıştım ama hiç bir zaman detaylıca anlatmamıştım.Bu ilk olacak.İlk kez Yeşil Minder'de anlatacağım.

Bir gün annemle el ele eve dönüyorduk.İndirimli ayakkabı satan bir ayakkabı tezgahı vardı.Ayakkabılar çok ucuzdu, teyzeler birbirleriyle yarışıyordu resmen.Ama dikkatimi çeken bir rugan ayakkabı oldu.Tüm eller o ayakkabının yanında dolaşıyor ama kimse o ayakkabıyı almıyordu.Elimi annemden kurtarıp 'Anna bana bunu al?' dedim.Başka bir tane seçmemi çünkü bayramda o ayakkabıyı giyemeyeceğimi söyledi.O ayakkabıda çok direttim çünkü yalnızdı.Ben onu almazsam kimse onu almayacaktı.Ucuz olmasına rağmen bırakın satın almayı kimse el bile sürmüyordu.Annem en sonunda ayakkabıyı aldı.Fıstık yeşili rugan balerin ayakkabılarıydı onlar.Kış mevsiminde olduğumuz için yaz mevsiminde giyebileceğimi söylemişti.Her akşam kutusunu açıp, bakıyor ama giymeden kutuyu kapatıyordum.Onun orda olması içimi rahatlatıyordu.Sonra yaz geldi.Kutuyu açtım.Fakat ayaklarım 3 ayda çok büyümüştü.Her akşam giyeceğim günü beklediğim ayakkabı o gün küçük gelmişti.Kendimi Fıstım Yeşili ile özdeştirdim sonra.Çok göze çarpıyor, kimse sevmiyor, bir kenara atıyor, orada öylece duruyor...Bu iştr benim.O günden sonra yeşile aşık olmakla kalmayıp, yeşil oldum.Umarım anlaşılır şekilde dile getirmişimdir...



*Şu an komik gelebilir belki ama çok duygusal bir hikaye ile karşı karşıya kaldım.. Böyle bir hikaye beklemiyordum gerçekten.. 

Çok ayrıntılı ve güzel bir şekilde anlattın.. okurlarımız için de açıklayıcı olmuştur eminim..

Ah.. bu duygusal havayı dağıtmazsam şimdi ağlarım.. 
Neyse ilk sorum ile başlıyorum..

Eğer imkanın olsaydı eğitimin ile ilgili değiştirmek istediğin ne olurdu?



**Merve: Belkide komik bir hikayeyi ben dramatize etmişimdir.Bu konuda pek emin değilim ama içli bir çocuktum ben.

Üniversiteye, sınava ikinci kez girdiğimde yerleşebilmiştim.Fakat ilk dönem hiç olmamam gereken yerde olduğumu farkettim.Bölümümü değil ama gittiğim üniversiteyi değiştirmek istiyordum.Çaresizce bir kaç üniversiteye belge göndermiştik.Başka bir üniversiteye geçiş yapmayı başarmıştım fakat o istediğim üniversite değildi.Geçiş yaptığım üniversitede yetkileleri zorlayıp eksik belgelerimin tamamlanıp istediğim üniversiteye gönderilebilmesini değiştirirdim sanırım.Çünkü yenilip atılmayacak ortalamam etkisiz hale dönüşmüştü.Eğitimim hakkında tek değiştirmek istediğim bu olurdu.



*Gerçekten bu kötü olmuş.. 

Ne demişler.. hayat biz planlar yaparken geçip giden zamandır.. Neyse hayırlısı deyip seni daha fazla bu konuda üzmek istemiyorum.. 

Neyse devam edelim. 

Hayallerini süsleyen bir ülke var mı?



**Merve: Her Kore fanından beklenen bir cevap; Güney Kore.Fakat Güney Kore benim için Japonya ile yarışıyor. Açıkçası bu iki ülke hayallerimi çoğunlukla mimarileri ile süslüyor.Japonların mimari zekası ve Güney Korelilerin estetik görünüş anlayışını birleştirebilen bir mimar olmak istememin büyük bir etkisi olabilir bunda.Ah, Almanya'yı ve Avustralya'yı da unutmamak gerekiyor.Almanların prensibi ve Avustralyalıların doğa ile iç içe olmasını da çok seviyorum.Bu dört ülke arasında seçim yapmam gerekirse; hepsini birleştirme imkanımız yok mu?Hiç mi? :) 



*Mimari aşkına! Diyorsun yani.. 

Gerçekten Japon mimarisi hayran olunacak noktada.. benim için Kore'den bile önce gelir.. Tabi mimar adayı sensin. Sen iyisini bilirsin de..

Peki benim için Alp Dağlarında bir ev projesi çizecek olsan.. nasıl olurdu? Hazır bir mimar adayı bulmuşum, hayali evimi tasarlatayım.   



**Merve: Haha.Kesinlikle, mimari aşkına diyorum.Yola başka bir meslek ile çıksam da mimarinin yolunda devam etmek benim kaderim...

Alpler?Harika bir yer seçmişsin.Sanırım ne kadar az insan o kadar çok huzuru savunuyorsun.O halde başlayalım?Alt kat kışlık olmak üzere Alplerin geleneksel yapılarına benzer olacak, üst kat yazlık olmak üzere ahşap yapılı olacak.Böylece...İki katlı, Alp dağlarının eteğine kurulmuş ev tam senlik...Ruhunu dinlendirecek slow müziği her yerden duyabilmen için hoporlörler tavana yakın, köşelere yerleştirilecek.Yapının ön kısmı camlı olursa dağ eteklerinin ucundaki yeşil cenneti rahatlıkla görebilirsin.İşte senin için böyle huzurlu bir proje geldi aklıma.Seversen detayları konuşalım!Haha.

Ama not düşelim; bu sadece senin için hayali bir ev.İklime göre yeniden düzenlenecek.:))



* Ah.. Şu an gözlerimi kapatıp hayal ettim de.. of.. tam istediğim gibi.. bence burası şu anda senin oturdugun yeşil minderin olduğu hayali evim olsun.. 

Hey millet! Lonely artık size Alplerin eteğindeki Yeşil imzalı hayali evinden sesleniyor.. 

Kesinlikle! Bence sen bu sohbet bitince evimde biraz daha kal.. şu mevsimlik tasarım ve maliyet hakkında konuşalım. 

Ah merak etme! Evimde misafirlerim için fazladan bir oda var..

Eheh neyse beni bırakalım.. senin soruların ile devam edelim.. 

 Gerçekleşmesini dilediğin en büyük hayalin nedir?



**Merve: Birilerinin benim tasarladığım evin içinde olacağını hayal etmek bile gözlerimi dolduruyor mutluluktan... 

En büyük hayalim aslında içinde minik bir hayalimi daha barındırıyor.Mimar olup yurt dışına açılmak.Orada başka başarılı mimarlar ve restoratörlerden eğitim alarak ülkeme dönüp öğrendiklerimle ülkemi ileriye taşımak istiyorum...Belki ailemin yüzünü bir kez olsun gururla gülümsetebilirim.Aslında az önceki son cümlem en büyük hayalim...



* Ah.. böyle bir düşüncen bile beni gururlandırıyor. Ki ailen bu düşüncenle bile gurur duyuyordur. 

Başka ülkede eğitim alıp kendi ülken için çalışma fikrin bile yeter.. gerçekten ülkemizi ancak biz hayalperest ve başarılı gençler ileriye taşıyabiliriz. 

Bu sohbet sonunda ağlayacak gibiyim.. nedense duygu yüklü geliyor yazdıkların.. 

Peki konuyu değiştireyim.. diziler..

Dizi bağımlılığı hakkındaki yorumun nedir?  


**Merve: Röporteri ağlatmak üzere olan tek kişi olarak tarihe mi geçeceğim?Yine de ağlamanı istemem...

Sorunun cevabına geçiyorum...
Tamamen insanların gündelik yaşamdan kaçış için uydurdukları şeyler; diziler. Ve bizler dertlerimizden kaçış için dizilere başvuruyoruz.Farketmeden de bağımlıları oluyoruz.Mesala benim için bağımlılıktan bahsedersem; Ben değil onlar bana bağımlı! Her geçen gün yayınlanan yeni dramalar benim için yayınlanıyor olabilir.Haha.Ciddiyim.Dur demek istediğimde durabiliyorum fakat dur demek istemediğim zamanlar çoğunlukta...



*Aslında o kadar yoğun bir hayatımız varki rahatlamak kaçmak için dizilere başvuruyor ummmm bağımlı oluyoruz.. senaristler de bunu çok iyi biliyor sürekli yeni kurgu, yeni dizi... 

Tabi dozunda olmalı gerçekten.  Hayatımıza etkisi olmamalı..

Peki bizimle gerçekten izlenmesi gerek dediğin bir film paylaşır mısın? 



 **Merve: Kesinlikle haklısın...

Bir çok film önerebilirim fakat beni en çok etkileyen filmi önerebilirim; First Time. (Di Yi Ci).Sanırım oradaki kızın yaşamını kendi yaşamına benzettiğim için çok seviyorum ve herkesin izlemesini istiyorum.



*O zaman Fıstık Yeşil'i biraz daha tanımak isteyenler First Time yani Di Yi Ci filminde ki kızın hayatına göz atmaları yeterli diyelim.. 

Peki devam ediyirum.  Müzik..

Sence aşkı anlatan en güzel şarkı hangisi? 



**Merve: Bence Beast-12:30. Çünkü akıp giden zamanda aşkın rolünü akrep ve yelkovan canlandırıyor gibi geliyor bana.Bazen yan yana bazen birbirinden uzaklaşan iki kişi...Biri akrep, biri yelkovan...



*Aslında daha dinleme fırsatım olmadı.  Sözlerine de şarkıya da göz atacağım..

Ya bu röportaj çok duygusal oldu. Sorular.. senin cevapların..

Neyse.. kitaplar.. 
Müzik dinlerken kitap okuma fikrine katılıyor musun?



**Merve: Evet bu sanırım benim cevaplarımdan kaynaklandı.Okuyuculardan bu duygusalımsı cevaplar nedeniyle özür dilerim.Normalde twitterda böyle değilim.

Sözsüz müzikse katılırım.Fakat söz işin içine girdi mi aynı satırı sayısız kere okuduğum doğrudur.:))



* Bence bu röportaj ile duygusal yönünden haberdar oldu okurlar..

Ah bende! Şaşıyorum insanlar nasıl sözlü müzik ile kitap okuyor.. ilginç bir yetenek bence.. 

Peki dünyadaki en kırıcı sözcük sence nedir? 



**Merve: 'Yetersizsin' kelimesi.Kime göre, neye göre yetersiz?



*Gerçekten.. saçmalık kokan bir kelime... insan neye göre yetersiz olabilir ki! 

Peh... 


Peki.. En sevdiğim kısım.. lezzetli sorular kısmı! 

Son olarak bize bir yemekte önem verdiğin şeylerden bahseder misin? 



**Merve: Kesinlikle görselliğe önem veriyorum.Aslında bu bana doğru gelmiyor ama kendime engel olamıyorum.Birde kesinlikle tuz ve şeker konusunda gönlüm bol.Haha. 



*Şeker değil de tuz konusunda bende takık biriyim. Tuz kokusunu almadan o yemeğin tuzunun yerine gelmediğini düşünürüm..

Neyse.. burada bu tatlı sohbeti bitirmek zorundayım. 

Beni kırmayıp Yeşil Minderim'e konuk olduğun ve Alplerde ki hayal evimi tasarladığın için çok teşekkür ederim..



**Merve: Asıl ben çok teşekkür ederim.Röportaj fikri çok güzel bir fikir.Bu projende minderinde bana da yer ayırdığın için çok mutlu oldum.Fıstık Yeşilinin kabuğu altında sakladığı hisleri gün yüzüne çıkarmış oldum sayende.Yeni yapacağın röportajları takipte olacağım.:))


*Teşekkür ederim.. Lütfen kendine iyi bak.. sağlıcakla! 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder